Ayasofya'nın zemini bu adanın taşından
Sütunları değil, çünkü yeşil olanlar Teselya'dan, mor porfir de Mısır'dan gelme. Ama Ayasofya'da üzerinde yürüdüğünüz zemin, mermer kaplamalar, sütun başlıkları ve kornişler Prokonnesos'tan, yani bu adadan çıkmış. 1453'te Fatih Ayasofya'ya girdiğinde, zemindeki levhalardan birini sökmeye çalışan askere kılıç çektiği anlatılır.
Adanın antik adı Prokonnesos. Yunanca mármaros ise "parlayan taş" demek. Bu kelime önce adaya, sonra denize, sonra bütün bölgeye adını verdi ve Avrupa dillerine de oradan geçti.
Adanın taşı önce bir kelimeye, sonra bir denize dönüştü.mármaros → Marmara Adası → Marmara Denizi · Almanca Marmor · İngilizce marble
Ada aynı zamanda bir ceza kolonisiydi. Diocletianus zulmünde düşük statülü mahkûmlar idam edilirken, yüksek statülü olanlar bu ocaklara taş kesmeye sürülüyordu. Feribottan ineceğimiz iskelenin adı olan Saraylar ise Palatia'dan geliyor, yani İmparator Justinianus'un adada yaptırdığı saraydan. 569'a gelindiğinde birçok Bizans aristokratının burada kendi sarayı vardı.
1889 salnamesine göre adanın nüfusu 8.555 kişiydi ve bunun yalnızca 340'ı Müslümandı. Adada iki cami, on dört kilise ve bir havra vardı. 1935 depremi üç köyü tümüyle yıktı, halk korkudan eve giremeyip günlerce kıyıdaki sandallarda yattı.